VOYA Digital Kurucusu Adem Ay, Fintechtime'ın Eylül 2026 sayısının kapak konuğu oldu. “Fintekin Yeni Deneyimini VOYA Tasarlıyor!” başlığıyla yayınlanan röportajda; fintech UX, finansal davranış tasarımı, yapay zekâ destekli finansal ürünler ve kullanıcı deneyiminin büyüme üzerindeki etkisini konuştuk
Fintech dünyasının Türkiye'deki önemli yayınlarından Fintechtime'ın Eylül 2026 sayısı, VOYA için özel bir yere sahip.
Kurucumuz Adem Ay, Fintechtime'ın 76. sayısının kapağında, “Fintekin Yeni Deneyimini VOYA Tasarlıyor!” başlığıyla yer aldı.
Bizim için bu kapak yalnızca güzel bir haber veya önemli bir görünürlük değil. Aynı zamanda VOYA'nın son yıllarda özellikle fintech, finansal ürünler, SaaS ve karmaşık dijital ürün deneyimleri üzerine oluşturduğu uzmanlığın sektör tarafından görünür hale gelmesinin önemli göstergelerinden biri.
Fintechtime ile gerçekleştirdiğimiz kapak röportajında VOYA'nın nasıl bir UX ve Product Design stüdyosu olarak çalıştığından çok daha fazlasını konuştuk. Finansal ürünlerde rekabetin nereye gittiğini, kullanıcı deneyiminin şirketlerin büyümesine nasıl etki ettiğini ve yapay zekânın finans uygulamalarındaki deneyimi nasıl değiştireceğini birlikte değerlendirdik.
VOYA'da uzun zamandır savunduğumuz bir yaklaşım var:
İyi bir finansal ürün, yalnızca iyi görünen bir finansal ürün değildir.
Fintech ürünlerinde kullanıcı deneyimi; para, güven, risk, regülasyon ve kullanıcı psikolojisinin aynı anda düşünülmesini gerektiriyor.
Bir kullanıcının alışveriş uygulamasında yanlış bir butona basmasıyla, para transferi yaparken yanlış bir karar vermesi aynı ağırlığa sahip değil. Finansal ürünlerde tasarlanan her adımın arkasında çok daha yüksek bir güven ve kontrol beklentisi bulunuyor.
Bu nedenle Fintechtime röportajındaki en güçlü ifadelerden biri de bizim fintech tasarımına bakışımızı özetliyor:
“Fintek artık ekran değil, finansal davranış tasarlıyor.”
Bugün hızlı para transferi, sade onboarding veya kolay kullanılabilir bir mobil uygulama kullanıcılar açısından artık bir farklılaşma noktası olmaktan çıkmaya başladı. Bunlar iyi bir finansal üründen beklenen temel standartlar haline geliyor.
Asıl rekabet, kullanıcının finansal hayatını ne kadar iyi anlayabildiğiniz noktada başlıyor.
Kullanıcının harcamalarını anlamlandırabilmesi, yaklaşan ödemelerini görebilmesi, finansal durumunu daha doğru yorumlayabilmesi veya önemli bir karar öncesinde doğru bilgiye ulaşabilmesi yeni nesil fintech deneyiminin önemli parçaları arasında.
Burada tasarımın görevi kullanıcıya daha fazla veri göstermek değil.
Doğru bilgiyi, doğru zamanda, doğru bağlam içerisinde anlamlı hale getirmek.
Fintech UX hakkında konuşurken yalnızca kullanılabilirlikten bahsetmek bize göre artık yeterli değil.
Çünkü bir ürün içerisindeki UX kararları doğrudan ürünün ticari performansına etki edebiliyor.
Onboarding'in gereğinden uzun olması kullanıcı edinme maliyetinin karşılığını alamamanıza, KYC sürecinin yanlış noktada konumlandırılması kullanıcı kaybına, karmaşık bir finansal işlem akışı düşük dönüşüm oranlarına, anlaşılmayan ekranlar ise daha fazla müşteri destek talebine dönüşebiliyor.
Dolayısıyla bir UX problemi aslında çoğu zaman aynı zamanda bir business problemi.
VOYA'da ürünleri değerlendirirken bu nedenle yalnızca ekran seviyesinde hareket etmiyoruz. Kullanıcı nereden geliyor, ürünün değerini ne zaman anlıyor, ilk başarılı işlemini hangi noktada gerçekleştiriyor, nerede vazgeçiyor ve hangi nedenle tekrar geliyor gibi soruları ürün tasarımının doğal bir parçası olarak ele alıyoruz.
Fintechtime röportajında paylaştığımız örneklerden biri de KYC süreçleriyle ilgili.
Çalıştığımız iki farklı fintech ürününde kimlik doğrulamayı onboarding'in ilk aşamalarından çıkararak, kullanıcının gerçekten finansal işlem yapacağı noktaya taşıdık. Amaç KYC'yi ortadan kaldırmak değildi; zorunlu bir adımı kullanıcının neden tamamlaması gerektiğini anlayabileceği doğru bağlama yerleştirmekti.
Bu değişiklik sonrasında her iki üründe de kayıt ve kimlik doğrulama süreçlerinin tamamlanma oranlarında belirgin artış gördük.
Bazen ürün performansını değiştiren şey yeni bir özellik eklemek değil, doğru adımı doğru zamanda istemek olabiliyor.
Röportajda üzerinde en fazla durduğumuz konulardan biri de yapay zekânın finansal ürünler üzerindeki etkisiydi.
AI-native finansal ürünler kullanıcıların uygulamalarla kurduğu ilişkiyi önemli ölçüde değiştirebilir.
Bugün kullanıcı birçok finansal işlemi ekranlar arasında ilerleyerek gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ bu işlemlerin önemli bir bölümünü kullanıcı adına hazırlayabilir, seçenekleri azaltabilir, finansal veriyi yorumlayabilir ve rutin aksiyonları otomatikleştirebilir.
Bu gelişmeler ilk bakışta daha az ekran anlamına geliyor.
Ancak daha az ekran, daha az tasarım problemi anlamına gelmiyor.
Tam tersine tasarımın sorumluluk alanı genişliyor.
Bir AI sistemi kullanıcı adına ne zaman aksiyon alabilir? Hangi işlemlerde mutlaka kullanıcı onayı gerekir? Sistem verdiği kararı ne kadar açıklamalıdır? Bir hata yaşandığında kullanıcı kontrolü nasıl geri alır? Finansal bir karar alınmadan önce hangi bilgiler görünür olmalıdır?
Bu soruların tamamı yeni nesil kullanıcı deneyiminin konusu.
Bu nedenle tasarımcının rolü de yalnızca: “Bu buton nerede olmalı?” sorusundan çıkıp, “Bu sistem hangi durumda ne yapmalı ve kullanıcı kontrolü hangi noktada devralmalı?” sorusuna doğru ilerliyor.
Finansal ürünlerde yapay zekânın başarısını yalnızca otomasyon seviyesi değil, kullanıcının sisteme ne kadar güvenebildiği belirleyecek.
Finansal ürünlerde kullanıcıların beklentisinin yalnızca daha fazla otomasyon olduğunu düşünmüyoruz.
Asıl beklenti, kontrolü kaybetmeden daha az efor harcamak.
Kullanıcı her ay aynı işlemleri tekrar yapmak istemeyebilir ancak hangi işlemin gerçekleştiğini görmek ister. Yapay zekânın finansal verilerini yorumlamasını isteyebilir ancak kritik bir kararın kendisi adına kontrolsüz şekilde alınmasını istemeyebilir.
Dolayısıyla geleceğin fintech deneyimini yalnızca daha hızlı veya daha otomatik ürünler değil; otomasyon ile kullanıcı kontrolü arasındaki dengeyi doğru kurabilen ürünler şekillendirecek.
Bu perspektif aynı zamanda VOYA'nın finansal ürün tasarımına yaklaşımının merkezinde bulunuyor.
Bizim için iyi fintech UX; kullanıcıya mümkün olduğunca fazla işlem yaptırmak değil, kullanıcının finansal hayatını mümkün olduğunca az bilişsel yükle yönetebilmesini sağlamak.
Fintech ekosisteminde teknolojik altyapılar giderek erişilebilir hale geliyor.
Ödeme yapabilmek, para transfer etmek, dijital kart oluşturmak veya finansal veriye ulaşmak tek başına ürünlerin farklılaşması için yeterli olmayabiliyor. Benzer özellikleri sunan ürünlerin sayısı arttıkça şirketlerin rekabet alanı da doğal olarak değişiyor.
Bu noktada fintech UX ve ürün deneyimi çok daha stratejik bir konuma geliyor.
Kullanıcıyı daha iyi anlayan, kişiselleştirilmiş deneyimler oluşturabilen, karmaşık finansal süreçleri sadeleştiren ve bunu güven duygusunu kaybetmeden yapabilen ürünlerin önümüzdeki dönemde öne çıkacağını düşünüyoruz.
VOYA olarak kendimizi tam olarak bu dönüşümün içerisinde konumlandırıyoruz.
2022 yılından bu yana dijital ürün ve kullanıcı deneyimi odağında çalışan bir UX ve Product Design stüdyosu olarak yalnızca ürünlerin arayüzlerini değil; kullanıcı araştırmasından UX audit'e, bilgi mimarisinden onboarding ve KYC akışlarına, ürün tasarımından design system'a kadar bütün deneyimi ele alıyoruz.
Özellikle fintech ve finansal ürünlerde yıllar içerisinde oluşturduğumuz deneyimi, her yeni projede yalnızca daha iyi ekranlar üretmek için değil, daha iyi çalışan ürünler oluşturmak için kullanıyoruz.
Bu nedenle Fintechtime'ın Eylül 2026 kapağında yer almak bizim için yalnızca bir medya görünürlüğü değil.
VOYA'nın uzun süredir yatırım yaptığı finansal ürün deneyimi, fintech UX ve ürün stratejisi alanındaki yaklaşımının önemli bir karşılığı.
Ve açıkçası biz bu alanın henüz başlangıcında olduğumuzu düşünüyoruz.
Fintechtime ile gerçekleştirdiğimiz kapak röportajında çok daha fazlasını konuştuk.
Finansal deneyimi önümüzdeki yıllarda değiştirecek kalıcı trendlerden AI destekli finansal asistanlara, dinamik dashboard deneyimlerinden fintech şirketlerinin yaptığı yaygın UX hatalarına, KYC ve regülasyon süreçlerinden ürün deneyimi ile büyüme arasındaki ilişkiye kadar fintech dünyasının geleceğini farklı açılardan değerlendirdik.
“Fintekin Yeni Deneyimini VOYA Tasarlıyor!” başlıklı kapak röportajının tamamını Fintechtime'da okuyabilirsiniz.
Projeniz hakkındaki fikirler, hedefler, talepler ve ulaşmak istediğiniz yer belli mi? Bir görüşme ayarlayarak tümünü hayata geçirme yolundaki ilk adımı beraber atalım.